Yazı Detayı
15 Eylül 2017 - Cuma 10:23 Bu yazı 163 kez okundu
 
DOĞU KARADENİZ: YEŞİL Mİ YEŞİL-1
Muharrem ÇİFCİBAŞI
muhcif50@hotmail.com
 
 

                Merak insanın kendini, çevresini, dünyayı, evreni ve yaratıcısını tanımak, incelemek, araştırmak ve sonuca gitmek için varlığı harekete geçiren olgudur. Bu merakın gereği olarak, en çok görmek istediğim bölgelerimizden biri de Doğu Karadeniz bölgesi idi.

 

                Cennet ülkemizin büyük bir yöresini tanıma imkânı bulduğum için bölge olarak Doğu Karadeniz ilk fırsatta gezilecekler listesinin ilk sırasında yer almaktaydı.

 

                Emekli olduktan sonra yapılacak en iyi etkinlik hanımla birlikte önce yöremizi, sonra ülkemizi en sonunda da dünyayı dolaşmaktı. Bu arayışlar içerisinde gidip gelirken Acar Seyahat’in sosyal medyada gördüğüm Doğu Karadeniz tur ilanını değerlendirmeye karar verdik.

 

                Ağustos ayı ortasında 5 gün 3 gece olarak planlanan Doğu Karadeniz turunun içerisinde Gürcistan’ın Batum ilinin de da bulunması; ilk yurt dışı gezi deneyimi olması bakımından değerlendirmeye değerdi.

 

                Üstelik Acar Seyahat, yıllardır tanıdığımız bize güven veren işini iyi yapan insanların içerisinde bulunduğu bir şirketti. Gerekli araştırma, görüşme ve işlemlerden sonra heyecanla beklediğim turumuzun başlangıcı için 16 Ağustos 2017 Çarşamba günü saat 20.00’de Hükümet meydanında toplanmaya başladık.

 

                Tabi ki; ilk çekince 45 kişilik grubun uyumu programda açıklanan yerlerin yeterince gezilebilmesi, farklı yaş gruplarından oluşan ekibin bir birine ayak uydurup uyduramayacakları idi. Meydanda toplanan yolcular uzaktan tedirgin bakışla ile acaba tanıdık birileri var mı? Diye gelenleri süzmeye başladılar. Simalar yabancı gelmiyor,  birlikte karar verenler, daha önce tanışanlar derken grup tanışma ve hayırlı yolculuk dilekleri otobüsteki yerlerini aldılar.

 

                Görevli arkadaşların gerekli bilgilendirmesi ile deneyimli kaptanların yönetiminde hareket eden aracımız bizi ülkemizin cennet köşelerinden biri olan Doğu Karadeniz’e doğru hızla yaklaştırmaya başladı.

 

                Araç içerisinde tanışma ve ikramlardan sonra tur grubumuz kırk yıldır tanışıyormuş gibi kaynaşarak ilk tedirginlikler atıldı. Kısa sohbetlerle yetinmeyen grup arkadaşların kahkahaları araç içerisinde yankılanmaya başladı. Turların vazgeçilmezi olan eğlence faslına bile geçen grup samimi ve anlayışlı bir iletişimle turun hakkını verdi.

 

                Niğde, Kayseri, Sivas, Erzincan, Gümüşhane derken sabah kahvaltısı için soluğu Maçka’da aldık. Yeşilin her tonunun, yukarına aşağıdan şırıl şırıl akan suların bizi karşıladığı Fırtına dersinin iç kısımlarında yapılan kahvaltı ile güne başladık.

 

                Nereye baksan yeşil, nereden baksan yeşil, sadece mas mavi gökyüzü görülebilen, mavi ve yeşilin hâkim olduğu bir bölge Doğu Karadeniz. Niğde’de suyu bardakta, çiçeği saksıda, ağacı bahçede gören bizler için her alanın yeşil ve her derenin suyunun varlığı bizi oldukça heyecanlandırdı. Üstelik biz her sabah doğuya doğru batkımızda ilk gördüğümüz,  İt Ulutmaz olarak bilinen yeşillikten mahrum çıplak dağlar.

                İlk gün Trabzon ilindeki Küçük Ayasofya Camii ve Atatürk Köşkü’nü tanıma ziyaretlerinden sonra Fırtına Deresinde Horon oynayan gençlerin hareketliliğini ve yöresel şivelerini tanımış olduk. Bu ara en çok ilgimizi çeken dik yamaçlarda, bir birinden uzak evlerin nasıl inşa edildiği ve bu evlerde yaşayan insanların buralara nasıl ulaştıkları idi.

 

                Hatta mezarlarının bahçelerinde, tarlalarında bulunması bize biraz garip geldi. Küçük yerleşim alanlarında toplu mezarlıkların bulunmaması; Coğrafik şartlar, arazinin bölünmemesi, mirasçıların araziyi satamaması gibi nedenlerle açıklanıyor.

                Bu durum yaşanan bölgenin bir gereği olarak ortaya çıkmıştı. Ev inşa edecek düz alanların darlığı, her insanın kendi arazisine ev yapma ihtiyacı ve doğaya uyum sağlamasının bir sonucuydu. Dik yamaçlarda bulunan evlere ulaşım içi bölge insanı kıvrak zekâsını kullanmış, var-gel, zipe line ya da zıplayın denen tek kişilik iptidai teleferik sistemi ile sorunu çözmüş.

 

                Çelik halatlar ve elektrikli motorla hareket eden sisteme monte edilen küçük sandıklar ile eşyalar dereler aşılarak evlere ulaştırılıyor. Bizlerde Fırtına Deresi üzerine kurulu zipe line ile bu heyecanı denem imkânı bulduk.

 

               Gezi süresince Karadeniz Sahil Yolunu baştanbaşa görme imkânı bulan ekibimiz, gezinin önemli duraklarından biri olan Batum seyahati için Gürcistan Sınırına en yakın olan Hopa’ya hareket etti. Tur Rehberimizin gezi süresince araç içi bilgilendirmeler eşliğinde Sarp Sınır Kapısına en yakın olan Kemal Paşa İlçesinde konaklamak için otelimize yerleştik. Sınıra en yakın otele yerleşmek önemli, nedeni ise sabah Batum2a geçiş için gümrük kapsında saatlerce beklememek.  Sadece Nüfus Kimlik kartları ile vizesiz geçiş yapılan Gürcistan girişine talep yoğun, Türkiye’den Gürcistan’a, Gürcistan’dan Türkiye’ye geçişler günün her saati yoğun bir şekilde devam ediyor.

13.09.2017

Muharrem ÇİFCİBAŞI

 
Etiketler: DOĞU, KARADENİZ:, YEŞİL, Mİ, YEŞİL-1,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Sayfalar
Puan Durumu
Arşiv
Haber Yazılımı